Gün bir farklı doğuyor bu kez,
Doğudan belki yine,
Yine tam zamanında,
Bu kez farklı yine de…

Gecenin ağırlığı hala üzerinde,
Gece olanlar birşeyleri değiştirmiş bu kez.
Ve bu kez aydınlatmak için doğuyor.
Her zaman aydınlattığı yerleri değil,
Bu kez hep gizli kalmış,
Hep saklanmış yerleri aydınlatmak için…
Gerekirse yıkıp gölgeleyen duvarları,
Ateşiyle kavurmak için geliyor bu kez.

Merhametli değil bu sefer,
Bu sefer kucaklamıyor,
Umut vermek için gelmiyor.
Ama aydınlatmak için geliyor.
Adalet dağıtmak için bu kez…

Bu kez çok şey değişcek,
Çok yer yanacak alevler içinde.
Adil olacak yine de.
Aydınlık ve korkunç…
Yeni bir gün doğuyor yine…

01.07.2008

Gönderen: sinanonur, Etiketler: edebiyat, gece, hayat, şiir. Tarih: Temmuz 3, 2008, 1:43 pm | Hiç Yorum Yok »

30  May
Zaman Tüneli

Uzuuun koşturmacaların ardından insan mola verme ihtiyacı hissediyor. Aslında o kadar alışmış oluyoruz ki o uzun koşturmacalara molalar ilk başta çok tatlı gelse bile, boşluk bazen bünyeyi rahatsız ediyor. Boş kalınca da insanoğlunun standart olarak yaptığı birkaç şey var sanırım: Düşünmek, hayal etmek, hatırlamak…

İşte benim de hatırladığım zamanlardan birine denk geldi. Kafayı kaldırıp da geçtiğim yollara şöyle bir bakabildim. Bir kez bakıldı mı zaten arkası pek zor gelmiyor. Olaylar anılar görüntüler filmlerdeki flashbackler gibi geliyor. İster istemez geçmişe bir özlem doğuyor insanın içinde hatta bazen öyle abartılı oluyor ki kendinden daha eski şeylere bile özlem duyuyor insan. Geçmişe dönme şansı olsa döner miydi peki insanlar? İşte o sorunun cevabı sanırım kişiden kişiye epey değişir. Bence anılarını kaybetme pahasına dönmemeli insan ve aslında gelecekte geriye baktığında özlem duyacağı bir anı yaşıyor şu anda.

Zaman tüneline girmesi eğlenceli oluyor. Fotograflara falan bakıp düşünmesi… Hem teknoloji de biraz gelişti belki şu video da birilerinin zaman tüneline girmesine yardım eder:

Aranızda Geleceğe Dönüşü sevmeyen var mı?

Gönderen: admin, Etiketler: eğlence, gidişat, hayat. Tarih: Mayıs 30, 2008, 4:00 am | 2 Yorum »

05  May
Boşa Geçen Zaman

Boş geçiyor bazen günler.
Her biri bir diğerine
Anlam yüklemeye çalışmakla geçiyor.
Oyalanarak geçiyor.
Asla kurtulamayacağımız “şimdi”nin
Geçmesini beklemekle geçiyor.
Hiç geçmeyeceğini bile bile hem de…
Belki de olmasını,
Aslında hiç istemeyerek…
Yelkovanın akrepi,
Kovalamasını seyrederek geçiyor.
Üstelik her seferinde,
Yeniden başlıyor aynı yarış,
Tik takları dinleyerek geçiyor…

Ufak bir derenin,
Okyanusa akması gibi…
Geçiyor geçmesine de,
Bir şey değiştirmiyor yine de…

06.05.2008 04:20

———————————————————-

Yapılması gereken bir sürü şey kenarda dursun bazen bişey yapamayacağı tutuyor insanın böyle oluyor… Şarkı olarak bu sefer Radiohead’den Street Spirit önere bilrim.

Gönderen: sinanonur, Etiketler: edebiyat, hayat, şiir. Tarih: Mayıs 5, 2008, 8:39 pm | 1 Yorum »

( Yazarken Beethoven’dan Moonlight Sonata çalıyordu. Okurken de çalarsa belki güzel olur diye bu sefer başa koydum =) )

——————————————————
Pencereden Geceye Bakmak

Ne kadar olmuştu?
En son ne zaman,
Dışarı bakmıştım pencereden,
Hatırlamıyorum…
Öylesine bakmak değil ama.
Bir ses duydun diye bakmak değil.
Göz gezdirmek için değil.
Hava almak için de değil.
Gerçekten bakmak için dışarıya.
Görmek için.
Merak ettiğin için.
Öylece dışarıyı seyretmeyi sevdiğin için.

Neden unutmuştum peki?
Çok meşgul olduğumdan mı?
Yatmadan önce 5 dakikayı
Kendime ayıramadığımdan mı?
Oysa ki…
Hep beş dakika daha vardı hayatta.
Her şeyden kısılacak
Her şeye verilebilecek bir beş dakika…
Üşüdüğüm için mi yoksa pencereyi açınca.
Aylardır katlandığım soğuğa,
Bir nefeslik daha tahammülüm olmadığından mı yani?
Yoksa aynı manzarayı gördüğümden mi hep?
Aynı şekilde bakınca,
Aynı şeyleri göreceğimi bilmiyormuşum gibi…
Her bakışımda yeni bir şey gördüğümü,
Unutmuşum gibi….

Ama zor gerçekten,
Bir pencereyi ihmal ettiğini fark etmek.

Aslında kendini ihmal ettiğini fark etmek.
Oysaki hatırlayınca fark ediyor insan;
Hep beş dakikasının daha olduğunu,
Aslında o kadar üşümediğini dışarı bakarken,
Geç de olsa fark ediyor,
Manzaranın hep farklı olduğunu,
Ne zamandır fark etmediği ay,
En parlak dolunayla selamladığında kendisini.
Ağaçların çiçek açtığını,
Gecelerin artık o kadar ıssız olmadığını,
Her mevsimde farklı bir hikaye olduğunu fark ediyor.

Yeniden merak ediyor;
Yarının nasıl bir gün olacağını,
Ertesi gün manzaranın nasıl olacağını,
Ayın görünüp görünmeyeceğini…
Yeniden fark ediyor yaşadığını,
Yeniden ilham buluyor,
Ve kaldığı yerden,
Hayat yenide başlıyor….

20.05.2008 05:20
(Saatin ne kadar geç olduğunu da fark ediyor.)

——————————————————–

Bilmiyorum bu aralar kimler takip ediyor ama beğenip beğenmediğini belirten arkadaşlara minnettar olucam. Birilerinin buralarda dolaştığını bilmek güzel oluyor =)

Gönderen: sinanonur, Etiketler: edebiyat, gece, hayat, pencere, şiir. Tarih: Nisan 20, 2008, 6:52 pm | 4 Yorum »

Önce bir damla düşer,
Deniz dalgalanır bir an için.
Anında söner ufak dalgalar.
Kimse bilmez önce,
Kimse fark etmez…
Fırtınanın habercisidir gelen.

Bir yıldırım yarınca gökyüzünü,
Bu kez göğe bakar insanlar,
Korkuyla hayranlıkla…
Bir damla daha düşer sonra,
Ve sonra bir damla daha…

Ve elbet fırtına diner.
O düşen ilk damla,
Herhangi bir damla gibi,
Hiç bilinmeden unutulur gider.

23.03 2008 01:30

Gönderen: sinanonur, Etiketler: edebiyat, fırtına, hayat, şiir. Tarih: Mart 22, 2008, 11:35 pm | 1 Yorum »

16  Şub
Yolculuk

Bu kez bi değişiklik yaparak yazdığım şeyi ilhamını aldığım şeyle beraber sunuyorum. İlham aldığım şey de başka bir şiirden farklı birşey değil o da bir arkadaşıma ait. Aslında ilhamın yanında cevap niteliğinde bir şey. Dilerim beğenirsiniz. Eski sayılır ama aklıma gelmişken koymak istedim.

Yolculuk

Korkuyorum yine
Yol almak korkutuyor beni
Yine bilinmeyen bir şehir
Uzun bir yolun sonunda
Beni bekleyenler
Benim bilmediğim
Ancak garip bir sevinç de var.
Gidiyor olacağım.
Yeniden yollarda
Kendimden biraz uzakta
Ancak tamamen değil bu sefer
Yeni bir yer ekleyeceğim
Giderek büyüyen Dünyama
Yeni bir şehir
Eskilerine yeniden gitmek bile
Güzelken bu kadar
Üstelik yolda olmak
Saatlerce
Üstelik de bir dostum bekliyorsa
O şehrin bir köşesinde

Firble

——————————-

Gitmek lazım bazen yine de.
Geride kalan herşey pahasına gitmek lazım.

Çok fazla şey de lazım değil öyle…
Bir sen lazım kendini taşımak için,

Belki bir de otobüs bileti falan…
Varsa cebine birazcık da para.

Umutlarını da alıp yanına,
Yola çıkmak lazım biran önce…

Sıkıntı, keder ne varsa rahatsız eden,
Geride bırakıp gitmek lazım.

Belki onları da almak lazım yanına.
Issız bir yerlerde bırakmak için o da.

Mevsim ne olursa olsun,
Bir bahar şarkısı dilinde

Hava nasıl olursa olsun,
Yüzün günlük güneşlik.

Çekip gitmek lazım bazen….

Sinan Onur ALTINUÇ

Gönderen: sinanonur, Etiketler: şiir. Tarih: Şubat 16, 2008, 11:46 pm | 2 Yorum »

10  Şub
Cesaret

Her gün geçtiğin sokaktan,
Karanlıkken geçmek değildir cesur olmak.
Görmediğin ufkun ötesine gidebilmektir.
Karşına ne çıkacağını bilmeden gidebilmek…
Ne gelirse baştan kabul ederek yüzleşmeyi
O her gün baktığın dağın ardına yürümek,
Seyrettiğin deniz manzarasına yelken açmak…

Yağmurda ıslanmayı göze almak değildir.
Fırtınaya karşı koyabilmektir.
Hatta inip taa kalbine;
Ordan yıldırımları sökebilmektir.

Parmadğını mum alevinden geçirmek de değildir.
Gerektiğinde atlayabilmektir alevlere.
Alevler püskürtebilmek de değil,
Gerektiğinde çalıp alevleri
İnsanoğluna armağan edebilmektir.

Sevdiğini söyleyebilmek değildir cesaret.
Herşeye rağmen sevebilmektir bazen;
Bazen de dağları delmek, çölleri aşmak….

Kormamak da değildir cesaret.
Korkuna bile hükmedebilemektir.
Göze almaktır önce,
Yapmaktır,
Sonra da katlanmak…

Hangimiz cesuruz ki o zaman?
Korktuğumuzu söyleyece cesaret bile yok bizde…

Sinan Onur ALTINUÇ


10.02.2008 23:10

Gönderen: sinanonur, Etiketler: edebiyat, hayat, şiir. Tarih: Şubat 10, 2008, 9:31 pm | 4 Yorum »

10  Ara
Percere

Pencereden göründüğü gibi değil dünya.
O kadar sessiz değil aslında geceler.
Dışarıda kalmakla,
Dışarıyı seyretmek aynı değil…
Çok daha soğuk aslında dışarısı sandığından.
Yalnızken bazen duyarsın belki ama,
Çok daha kuvvetli rüzgarın uğultusu duyduğundan.
İçeriden izleyerek bilemezsin…
Çok daha zevkli dışarıda yürümesi.
Her gün gördüğün o ağaç,
Aslında daha güzel gördüğünden.
Ve sandığından daha çok ağaç var aslında…
Daha gerçek hayvanların haykırışı
Başka bir sürü yer var oradan görünmeyen…

Pencereden dışarı sarkınca,
Daha çok üşürsün belki ama;
Anlayamazsın hiçbir zaman,
Dışarı çıkmadıktan sonra…

Gönderen: sinanonur, Etiketler: edebiyat, hayat, şiir. Tarih: Aralık 10, 2007, 11:39 pm | 5 Yorum »

31  Eki
Ağlamak

Ağlar insanoğlu…

Bazen hüzün kaplar yüreğini.
Lanet okurken belki geçmişe, geleceğe
Her soluk alış verişinde,
Bir yaranın acısını çekerken…
Acısını akıtır,
Zehri akıtır gibi…
Üzüntüden ağlar….

Konuşamaz bazen,
Tutulan dili yerine,
Gözleri koyuverir haykırışını.
Heyecandan ağlar….

Çıkmaz olur düşünceleri bazen.
Binbir gece bıraksan,
Binbir gece yürüyüp…
Hiçbir yere varamaz yine de.
Bir damla gözyaşı çıkar o çıkmazdan.
Çaresizlikten ağlar….

Bir sevinç vardır bazen içinde.
Belki alışık olmadığından…
Ne yapacağını bilemez bedeni
Bildiğini yapar yine;
Mutluluktan ağlar bu sefer…

Hiçbirşey yoktur bazen de.
Üzülecek,sevinecek, kafa yoracak…
Uzun zamandır da ağlamamıştır hatta.
Durup bakarken dışarı,
Koyuverir birkaç damla;
Öylesine ağlar…

Ağlar insanoğlu
Sadece bazen;
Islak değildir gözyaşları…

31.10.2007

Çalan şarkı: Opeth - To bid you farewell

Gönderen: sinanonur, Etiketler: edebiyat, hayat, şiir. Tarih: Ekim 31, 2007, 2:13 am | 2 Yorum »

Her zaman öyle sakin olmaz gün doğumu,
Her zaman tatlı bir kızıla boyanmaz gökyüzü.

Islak olmalıdır bazen…
Sağnak yağar bardaktan boşalırcasına.
Ve tatlı sesi yerine kuşların,
Öfke dolu kükremesi duyulur bazen bulutların.

Ağırdan aydınlanmaz hava hep,
Gelmeyi bekleyen puslu aydınlıktan önce,
Yıldırımların ışığıyla kaybolur gölgeler.

Güneşten önce,
Bulutların gösterisidir bu…
Uykuları bölecek kadar korkunç,
Ve korkunç olduğu kadar güzel…

2007 yazı.
Fırtınalı bir günde sabaha karşı…

Gönderen: sinanonur, Etiketler: edebiyat, fırtına, gece, pencere, şiir. Tarih: Ekim 8, 2007, 11:29 pm | 2 Yorum »

« Önceki Girdiler