Veda Vakti

En sonunda bi yaz daha bitti ha…
Herkesinki başlamış sanırım yine sona kaldık, pek şikayetçi olduğum da söylenemez hani.

Şimdiye kadar zaman saymakla hiç gideceğimi anlayamadım gideceğimi. Anlamaktan kasıt; hani birdenbire “dınk” eder ya kafaya. Farkedersin; günlerim farklı geçecek farklı insanlar göreceğim, standartlar değişecek. Hayat değişecek yani. İşte öyle takvime bakmayla anlayamadım ben hiç. Ya arabaya binince aklım başıma gelir; “Gidiyoruz işte yine” derim, bi de eşyaları toplarken… O bu neyse de bilgisayarı toplamak biraz koyuyor bana. Çok kullandığımız şeyleri kişiselleştirme özelliğimizle ilgili birşey sanırım (Tamam biraz da üşengeçlik var kabul etmeli).[Hayır burda mantık hatası yok, Kardeşimin bilgisayarını geçici olarak ele geçirdim]

Bakılmak üzere kenara ayılmış fakat bakılmamış kitaplar bir kez daha bakılmamak için paketlerdeki yerini aldı. Tabii aklımdan da birkez daha geçti yaparım dediklerim. Bilmiyor değildim aslında ya, yine de yaparım demesi zevkli oluyor. Bi daha olsa bi daha yaparım yani :) Kitaplar kıyafetler bilgisayar derken paketlenen eşyaların yerine bir hüzün çöküyor. Belki de birşeylerin değişmeye başladığını farkettiğimiz yer olduğu için toparlanırken anlıyoruz.

Garip aslında. Tuhaf bi denge var. Her ayrılık ayrılık olduğu kadar da kavuşma. O yüzden bu melankolik hava varıncaya kadar devam ediyor. Doğası gereği herşeye hemen alışan insanoğlu buna da alışıyor. İşte bu yüzden iki taraf da insanın evi oluyor.

Yetti boş boş oturduğumuz. Bir haftaya kadar başlıyor.Çoğunlukla nası başladığını bile anlamıyoruz ya… Belki yaparım dediğim şeyleri yapmaya başlarım.