Garip Günler

Garip günlerdeyiz sanki. Siz de öyle hissediyor musunuz?

Bu sene Halinden memnun olup mutlu mesut yaşayan insanları pek sık göremesem de bu aralar kendimi daha bi boşlukta gibi hissediyorum. Tatil artık bitti. Her zamanki gibi planlanmış şeylerin ertelendiği yapılmadığı bir tatil. Artık alıştığım için suçluluk da duymuyorum. Daha planlarken bile yapamayacağımı biliyordum bazı şeyleri. Kimbilir belki de öyle düşündüğüm için öyle oldu ama … Neyse işte geçmişte kaldı hepsi. En azından arkadaşları görmüş olmanın memnuniyeti var o bile yeter.

Şimdi Ankara’dayım. Gelir gelmez tabiki sorumluluklar ve sorunlar baş gösterdi “tatil bitti artık” dercesine. Yurt parası yatırılmadı diye ders kaydı yapamama para yatırmak için kuyrukta bekleme sonra öğrenci işleri yurt arasında mekik dokuma. ders kodlarını öğrenme onaylatma vesaire vesaire… Yolculuk üstüne çekilen uykusuzluk da cabası. Eh aslıda herkesin cebelleştiği meseleler. Kendimi bunlar yüzünden şanssız sayarsam epey kişiye haksızlık etmiş olurum.

Asıl mesele de sizce de aslında olmayan şeylerin sorumlulğu değil mi? Bir durun düşünün yapmadığı birşeyin sorumlulğunu taşıyan onun cezasını çeken bir insan ne kadar rahat hissedebilir ki kendini. Bazen dikkat edemeyecek kadar uzakta olsalar da hep varlar galiba. Hem de alıştığınızı sandığınız anda patlak veriyorlar. Bazen de bunalım oluyor işte bunun adı.

Nedir reçetemiz. Sessizlik düşünmek, müzik… Az daha unutuyordum. En önzemlisi de beklemek.

Zaman herşeyin ilacıymış. Eh, bakalım…