Yaşamaya Dair

Bir şiirin insana ilham vermek yerine olanı da alabileceği hiç aklıma gelmemişti. Bazı şeyler o kadar güzel söylenmiştir ki üstüne söyleyecek bir şey bulamazsınız. Demeye çalıştığınız herşey o güzelliği incitir. Şairin görevi de birşey yazmamak olur bu durumda… Benimkisi de öyle bi durum.

Yazmıyorum arkadaşım burda hazır yazılmışı var :)

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi meselâ,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani, o derecede, öylesine ki,
meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut, kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel, en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak, yani ağır bastığından.

Nazım Hikmet

Facebook Yorum

Yaşamaya Dair” üzerine 2 düşünce

  1. Bu şiiri, sanıyorum, başka bir zaman okusam, bende bu kadar büyük tesiri olmazdı. Öyle bir anda okudum ki bu şiiri, her satırı yüreğime nakşolundu desem abartmış olmam. En can alıcı yeri de şurası benim için: “İnsanlar için ölebileceksin,
    hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için.” Dediğin gibi, bazı şeyler o kadar güzel söylenmiş ki, üstüne bir şey söylenmez, hakaret ediyormuşsun gibi hissedersin. Eyvallah…

Bir Cevap Yazın