Yeni Hayat

Ucu kırılan kalemimi yeniden açıyorum artık,
Yeni hayatımı yazıyorum.
Koca günleri geçirmeye çalışıp ardarda,
Yıllardan kaçıyorum…
Ufak mutlulukları kovalıyorum artık.
Yarı zamanlı yaşıyorum.

Sinan Onur ALTINUÇ

Önerilen şarkı:

Uzun zamandır buraya bir şeyler koymadığımı farkettim. Aslında bunu yazalı bir süre oluyor ama buraya yeni koyuyorum. Yorumlarınız beni yüreklendirecektir yazmaya. :)

Gökkuşağını Yakalamak

Gökkuşağı gibi mutluluk aynı,
Görmek istediğin bütün renkler,
Bir araya gelmiş gibi.
Bütün güzellikler bir arada sunulmuş sana.
Bir parça kırmızı heyecan,
Biraz mavi özgürlük,
Biraz yeşil huzur…

Gökkuşağını kovalamak,
Mutluluğu kovalamak gibi aynı.
Senin her adımında,
Bir adım daha uzaklaşır senden.
Ne kadar hızlı koşarsan ona doğru,
O kadar hızlı kaçar senden.
Üstelik de
Altında yatan bir kazan altın,
Umrunda bile değilken…

Asıl garip olan,
Heryerdedir aslında gökkuşağının renkleri.
Ama hepsini bir arada istersin sen.
Oysa ki sadece görebilirsin gökkuşağını,
Dokunamazsın…

30.06.2010
Sinan Onur ALTINUÇ

Okyanus Gibi Hayat

Okyanus gibi hayat,
Uçsuz, bucaksız.
En uzakları bile görebiliyorsun,
Havayı okuyorsun bulutlardan.
Zaten güzelce de bir teknen var,
Karada gibisin neredeyse…
Her taraf bildiğin su güya,
Hiçbir şey bildiğin gibi değil aslında…
Çok yanılıyorsun…

Öyle bir an geliyor ki,
Sana hayat veren su,
Canını almak için kovalıyor seni.
Gördüğün o ufuk,
Bir anda kayboluveriyor sislerin arasında,
Gökyüzünün mavisini,
Ucundan bile göremiyorsun kara bulutlardan.
Tekne dediğin o şey,
Yapraklardan farksız fırtınada.
Hiç sallanmadığı kadar sallanıyor hayatın.
Hiç korkmadığın kadar korkuyorsun.

Sonuna kadar geriliyor halatlar,
Duyabildiğin tek şey,
Rüzgarın sesinden başka,
Gıcırtısı ve çatırtısı direklerin.
Kendi sesin bile kaybolup gidiyor,
Sen bile duyamıyorsun kendini.
Tanıyamıyorsun bildiğin dünyayı.
Ya da bildiğini sandığın…

Olur da sağ kalırsan,
Korkuyla yaşıyorsun artık.
Her bulut felaket tellalı oluyor,
Her rüzgar ölüm fermanını okuyor sanki.

Ne ayrılabiliyorsun okyanustan,
Ne de cesaretin var yelken açmaya.
Ne bir evin var artık kalacak.
Ne de sağlam bir teknen kaldı devam edecek.

Belki de en korkuncu.
Günlük güneşlik ertesi sabah.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi,
Öyle güzel ki gökkuşağı…
Biliyorsun, fırtınalar vardır,
Ama inanamıyorsun…

16.04.2010
Sinan Onur ALTINUÇ

Yalan

O kadar kolay ki söylemek,
Hemen anlatıvereyim isterseniz.
Hayallerinizin peşinden koşun diyeyim.
Siz varsınız bir tek bu dünyada,
Kırın zincirlerinizi,
Yelken açın diyeyim yeni sulara.
Hep duymak istediklerinizi söyleyeyim.
Yapmak isteyip de,
Kalkışmayı bile beceremediğiniz,
Ama düşlediğiniz şeyleri anlatayım.

Bilseniz de gerçeği,
Ben size yalanlar söyleyeyim,
“Evet aslında.” deyin diz de,
“Çekip gideceksin buralardan.”,
“Ufak bir sahil kasabasına yerleşeceksin.”
Öyle bir kasaba olduğundan değil ya,
Laf olsun diye işte…

Ben anlatayım,
Siz dinleyin isterseniz.
Sizi bağlayan zincirlerden bahsetmeyeyim hiç.
Yelkenleri açınca öylece,
Birdenbire gidebilecekmiş gibi gibi yapalım.
Söylemek yasak olsa bile,Bilerek kalmaya mahkum olduğumuzu…

Şunu da bilin ama,

Laflan, şiirlen olmuyor bu işler.
Bilin ki gidebilecek olanlar,
Çekip gittiler bile…

Sinan Onur ALTINUÇ
01.09.2009 05:25

Yalandan Yaşamak

Yalandan yaşıyoruz be kardeşim.
Hangimiz gerçekten düşünüyoruz ki mesela.
Bencil olmayı bile yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz.
Kendimize bile bir hayrımız olmuyor çoğu zaman.
Bakasını düşünmek desen,
İstemiyor zaten çoğumuz,
Boş ver diyoruz,
Boş ver sen mi kurtaracaksın dünyayı.
İstese bile güç bela yetiyor aklımız.

Medeniyiz diyoruz.
Gökdelenler dikiyoruz,
Köprüler yapıyoruz.
Bir yandan yapıyoruz medeniyet adına,
Bir yandan yıkıyoruz hangimizin sopası daha büyük diye.
Açlıktan ölebiliyorken hala insanlar nasıl medeniyetse?

Uzaya gidiyoruz güya.
Kim nereye gitmiş ki DÜnyadan.
Gitmiş de nereye varmış daha?
Bir gün gidilir belki ama,
Şimdilik sıkışıp kalmışız dünyada.
Orayı da zehir ediyoruz kendimize.
Medeniyiz ya güya,
Kendi evimize pisliyoruz resmen.

Özgürüz diyoruz.
Zindanlarda yaşayıp özgürlük masalları anlatmak bizimkisi.
Her şeyimiz diyoruz, olmadan yaşayamayız…
Bir pencereden başka bir şey değil aslında özgürlük.
Camdan bakmak da özgür olmak.
Belki diyoruz,
Bir gün biz de çıkarız.

Aşk şarkıları söylüyoruz.
Kimisi için her şeyin adı aşk.
Çok kolay yani aşık olmak.
Kimisine göre zaten yok.
Kimisi arasa da bulamamış hiç…
Çoğumuz bir haberiz yani.
Ama yine de düşmüyor şarkılar dilimizden.

14.08.2009
Sinan Onur ALTINUÇ

Kayıp

Önce kalemimi kaybediyorum.
Kaybettiğimi bile anlamayacak kadar,
Uzun süre aramıyorum

Ay ışığını kaybediyorum sonra.
Orada olduğunu bilip avunmak için bile,
Bakmaya yeltenmiyorum.

Heyecanımı kaybediyorum,
Korkunç bir soğuk kanlılıkla,
Şaşırmıyorum artık…

Coşkuyu kaybediyorum.
Sevinebiliyorum ama,
Mutlu olmadan…

Sesleri kaybediyorum.
Bir kitap sayfasında yazanlar gibi,
Duyuyorum ama notalar olmadan.

Renkleri kaybediyorum.
Elmanın rengi hala kırmızı ama,
Yaprağınkinden o kadar farklı değil artık.

Kafamı kaldırıp yukarı bakıyorum.
Ay gerçekten de yok bugün.
Gözlerimi kapatıyorum,
Bu kez görüyorum…
Bir ses duyuyorum,
Bir tane daha…
Müzik gibi, farklı birbirinden.
Gözlerimi açıyorum,
Karanlıkta pek belli değil ama,
Gökyüzü başka renkte topraktan.
Ve masanın üstünde bir kalem duruyor.
Kaybettiğim kalem hem de…

Sinan Onur ALTINUÇ
22.03.2009

Bilinmez

Son zamanlarda burası pek ıssız oldu. Teknik olarak sayfaya kaç kişi girdiğinden haberdar olabilsem de girenlerin okuyup okumadığını bilemiyorum. Eskiden gelen yorumlardan da hiç kalmadı. Ama birkaç sefer daha yorum almasam bile yazmak konusunda ısrarcıyım sanırım.

Her şiir için yeni müzik söyleyebilmek isterdim ama biraz klasik bir insan olduğum için elimdekilerden dönüp duruyorum. Bu seferki (yine) Beethoven dan moonlight sonata oldu. Ama bu sefer bir değişiklik yapayım. solar‘dan çaldığım bir taktikle:

Felsefe bayaca karıştı bu sefer işin içine.

Blinmez…

Bilmediğimiz yerlerden korkuyoruz en çok.
Göremediğimiz şeyler gizemli geliyor hepimize.
Tahmin bile edemeyince süpriz oluyor herşey.
Hayal bile edemediğimiz şeyi görünce şaşırıyoruz.
Bilmiyorken merak edebiliyoruz ancak.
Hiçbişeyden ilk seferki tadı alamıyoruz,
Bilinmezinde olduğu için belki aroması.
Daha mutluyuz çoğu zaman cahilken.

Garip olan…
Bunca duygu bilinmezden geliyorken.
Bilmediğimize bu kadar bağlıyken insan tarafımız.
Neden bilmiyorum ama,
Öğrenmeye çalışıyoruz sürekli.

Sinan Onur ALTINUÇ
17.01.2009, 06:45

Hikaye

Hayat bazen,
Hiç bitmeyecekmiş gibi başlayıp,
Hiç başlamadan biten hikayelerdeki gibi.
Kavuşmak nedir bilemeden,
Ayrılığı öğrenmek gibi…
Hiç görmeden güneşi,
Atılmak gibi penceresiz bir hücreye,
Kaybetmek gibi,
Neyi kaybettiğini bile bilmeden kaybetmek…

Sinan Onur ALTINUÇ
30.11.2008

Şarkı önerisi: (benim için klasik olsa da) Opeth – To bid you farewell

Sanırım içim dışımdan daha melankolik olacak ki. Böyle bişeyler çıkıyor yazmaya kalkınca. Yakın zamanda neşeli bişeyler de denemek lazım. Yorum yazan arkadaşlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Galiba birileri girip çıkıyor ama takip edilmeme motivasyonu insanı bazen yazmaktan alıkoyuyor insanı.

Aynı Son

Ve bir kez daha geldi sona…
Her seferinde farklıydı,
Ama hep aynı bitiyordu nedense.
Her seferinde bir boşluk bırakarak,
Her seferinde buruk bir umut…
Ne aydınlatacak kadar parlak etrafı,
Ne rahat verecek kadar sönük zavallı gözlerine.

Aynı sessizlikte;
Yine aynı şarkı vardı zihninde,
Ve aynı buruk melodi…
Bıkkınlık bile vermiyordu artık.

“Ne olacak” diye bile sormadı bu kez kendine.
Bu sefer farklı olacağıından değil,
Farkettiği için artık,
Yapacak başka şeyinin olmadığını…

Devam edecekti öylyse;
Tekrar aynı sonu aramaya,
Bildiği tek oyunu oynamaya…

Sinan Onur ALTINUÇ
06.11.2008

Aslında pek karamsar bi havada değilim ama yazmaya kalkınca bu çıktı Belki bi karakter tahlili bile olabilir…

Umarım beğenirsiniz. (umarım yorum yapan da çıkar =) )