Gündoğumu

Gün doğdu yine,
Her sabah gibi…
Güneş ateşledi çiçeklerin renklerini,
Benden hemen sonra,
Bir serçe karşıladı cıvıltısıyla ilk ışıkları.

Sızıp gelen bir tutam ışık bile,
      biraz olsun kırdı gecenin ayazını.
Derin, serin bir nefesti,
      beni hala ayık tutan.
Gecenin en güzel anı,
      belki de son anıydı.
Belki umut, belki meraktı
      beni hala ayakta tutan.
Ve gözlerim güneşi görünce
      teslim oluverdiler yorgunluğa.

Sahi ne güzeldi gün doğumu.
Ne kadar zaman olmuştu?
Hatırlamak gibiydi biraz.
Biraz yaşamak gibi…
Karanlıkla savaşıp bütün gece,
Işığa teslim olmak…

30.05.2015

Degişmek

Everybody's Changing by Lilly Allen on Grooveshark

Yaşamak için değişmek gerek.
Her nefeste, her yudumda belki de her duyguda biraz…
Yaşamak için değişmek gerek,
Değişmek için de yaşamak…

Dinlenmek için yorulmak gerek önce.
Aldığın her nefesin öylesine olmadığını
Kalbinin her atışının sana güç verdiğini,
Şöyle bir uzanınca dalgaların yorgunluğunu götürdüğünü hissetmek…

Cesur olabilmek için önce korkmak gerek.
Yalnızlıktan, kaybetmekten, zayıflıktan, karanlıktan hatta ölümden…
Sonra anlamak gerek,
Cesaretin korkmamak olmadığını.

Büyümek için küçülmek gerek önce.
O en ufak en çaresiz halinle yüzleşmek gerek.
Herşeyi susturup o çocuğun ne dediğini duyabilmek,
En büyük halinle bile ne kadar ufak olduğunu hatırlamak şu evrende.

Kendini bulabilmek için önce kaybetmek gerek.
Geriye dönüp baktığında,
Sandığın yerde olmadığını anlayabilmek…
Neyi araman gerektiğini öğrenebilmen gerek.

Mutlu olmak için önce acı çekmek gerek belki.
Üstüne kapılar kitlediğin duygularınla yüzleşmek,
En basit en zayıf halini görebilmek kendinin,
Ve öylece kabul edebilmek…

Sonra da anlamak gerek,
Her şeyi güzel ya da çirkin yapanın,
Seni mutlu ya da mutsuz yapanın,
Aslında sen olduğunu.

29.04.2014
Sinan Onur ALTINUÇ

Dalgalar

Buradan da duyabiliyorum dalgaların sesini,
aynı şarkıyı söylüyorlar hala…
Buradan da görüyorum ayın denizdeki yansımasını,
hala çok güzel…
Orada işte, dalgalarda sallanan ufak tekne,
hala bıraktığım yerde…
Elimi uzatsam dokunurum sanki.
Neden bilmiyorum ama,
Yine de,
Keşke şimdi orada olsaydım diyorum,
deli gibi…
Sinan Onur ALTINUÇ

Ölümler, Şehitler ve İnsanlık üzerine

Ey iyi insanlar,

Her ölenle yüreğimiz yanar belki.
Ama öldürerek de bitiremezler bizi.
Her ölenin yerine bir yenisi gelir.
Bu şekilde yenilemeyiz.

Ama yüreğimizi öfkeye esir edersek,
Ateşiyle yakarsak insanlığımızı…
İşte o zaman kaybederiz.
O zaman yıkılırız.
O zaman bölünürüz.

Eğer gözümüz dönerse.
Cana kıymayı göze alırsak insanın ne yaptığına bakmadan,
Damarındaki kana, anasına, babasına göre yargılarsak,
Adalet değil de intikam ararsak.
Biz de cani olursak,
Aç bırakırsak,
Hor görürsek,
Herkesin insan olduğunu unutursak,
İşte ancak o gün yeniliriz.

Her şeye rağmen insan olabilirsek,
Öfkeye yenik düşmezsek,
Düşünürsek,
Merhamet duyabilirsek bir de,
Geriye sadece sabretmek kalır.

Haksızlık

Haksızlık aslında nerden baksan,
Nereye varacağını bile bilmeden,
Seçmek zorunda olmak yolları.

Nerden baksan haksızlık,
Kaynarken kanın damarlarında,
Bütün yanlışları yapmak için çıldırırken ruhun,
Her şeyi denemek isterken,
Karar vermek zorunda olmak,
Hem de doğru kararı,
Hem de bir doğru olup olmadığından emin bile olmadan,
Kanın da kaynarken damarlarında üstelik…

Haksızlık aslında,
Herşey çok kolayken,
Birden bütün dünyanı taşımak zorunda olmak,
Kendine karşı sorumlu olmak bile zorken,
Başkalarının isteklerini de taşımak omuzlarında.

Haksızlık aslında,
O kadar özgür olmak isteyip,
Uçmaya çalışmak,
Onca yük bağlıyken ayaklarına.

Haksızlık aslında genç olmak,
Ama genç gibi olamamak.
Haksızlık aslında yaşlanmak,
Ama çocuk olmaya çalışmak…

17.09.2011
Sinan Onur ALTINUÇ

Yeni Hayat

Ucu kırılan kalemimi yeniden açıyorum artık,
Yeni hayatımı yazıyorum.
Koca günleri geçirmeye çalışıp ardarda,
Yıllardan kaçıyorum…
Ufak mutlulukları kovalıyorum artık.
Yarı zamanlı yaşıyorum.

Sinan Onur ALTINUÇ

Önerilen şarkı:

Uzun zamandır buraya bir şeyler koymadığımı farkettim. Aslında bunu yazalı bir süre oluyor ama buraya yeni koyuyorum. Yorumlarınız beni yüreklendirecektir yazmaya. :)

Çaresizlik

En kötüsü ne biliyor musun
Kendini bile anlayamamak…

Bağırmak istediğinde,
Tek bir kelime bile bulamamak haykıracak,

Ağlamak istediğinde,
Neye ağladığını bile bilmeden ağlamak.

Bütün öfken biriktiğinde parmak uçlarında,
Delicesine yumruklamak istemek duvarları sebepsiz yere…
Bir tek duvar bile bulamamak üstelik.
Gevşetmek parmaklarını çaresize…

Ve onca seçenek arasında,
Hiçbir şey bulamamak yapacak…

Onca insan arasında olmak,
Ve yalnız kalmak aslında…

Bir tuali baştan aşşağıya siyaha boyamak,
Kalın bir notayı dinlemek sürekli müzik diye…

Ayna diye bir resme bakmak,
Bilmeden senelerce…

Sinan Onur ALTINUÇ

Gökkuşağını Yakalamak

Gökkuşağı gibi mutluluk aynı,
Görmek istediğin bütün renkler,
Bir araya gelmiş gibi.
Bütün güzellikler bir arada sunulmuş sana.
Bir parça kırmızı heyecan,
Biraz mavi özgürlük,
Biraz yeşil huzur…

Gökkuşağını kovalamak,
Mutluluğu kovalamak gibi aynı.
Senin her adımında,
Bir adım daha uzaklaşır senden.
Ne kadar hızlı koşarsan ona doğru,
O kadar hızlı kaçar senden.
Üstelik de
Altında yatan bir kazan altın,
Umrunda bile değilken…

Asıl garip olan,
Heryerdedir aslında gökkuşağının renkleri.
Ama hepsini bir arada istersin sen.
Oysa ki sadece görebilirsin gökkuşağını,
Dokunamazsın…

30.06.2010
Sinan Onur ALTINUÇ

Okyanus Gibi Hayat

Okyanus gibi hayat,
Uçsuz, bucaksız.
En uzakları bile görebiliyorsun,
Havayı okuyorsun bulutlardan.
Zaten güzelce de bir teknen var,
Karada gibisin neredeyse…
Her taraf bildiğin su güya,
Hiçbir şey bildiğin gibi değil aslında…
Çok yanılıyorsun…

Öyle bir an geliyor ki,
Sana hayat veren su,
Canını almak için kovalıyor seni.
Gördüğün o ufuk,
Bir anda kayboluveriyor sislerin arasında,
Gökyüzünün mavisini,
Ucundan bile göremiyorsun kara bulutlardan.
Tekne dediğin o şey,
Yapraklardan farksız fırtınada.
Hiç sallanmadığı kadar sallanıyor hayatın.
Hiç korkmadığın kadar korkuyorsun.

Sonuna kadar geriliyor halatlar,
Duyabildiğin tek şey,
Rüzgarın sesinden başka,
Gıcırtısı ve çatırtısı direklerin.
Kendi sesin bile kaybolup gidiyor,
Sen bile duyamıyorsun kendini.
Tanıyamıyorsun bildiğin dünyayı.
Ya da bildiğini sandığın…

Olur da sağ kalırsan,
Korkuyla yaşıyorsun artık.
Her bulut felaket tellalı oluyor,
Her rüzgar ölüm fermanını okuyor sanki.

Ne ayrılabiliyorsun okyanustan,
Ne de cesaretin var yelken açmaya.
Ne bir evin var artık kalacak.
Ne de sağlam bir teknen kaldı devam edecek.

Belki de en korkuncu.
Günlük güneşlik ertesi sabah.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi,
Öyle güzel ki gökkuşağı…
Biliyorsun, fırtınalar vardır,
Ama inanamıyorsun…

16.04.2010
Sinan Onur ALTINUÇ