Linux ssh ve proxy

Şu anda Hacettepe Üniversitesi’nde yurtlardan hiç birinde internet bağlantısı yok. 3 şey sayesinde sanıyorum internete erişebilen bir tek benim.

İltiraf etmek gerekirse ilki şans. Tesadüfen hacettepe.edu.tr alan adı altındaki adreslere erişebildiğimi fark ettim. Dışarıya çıkışlarda bir sorun olmalı.

İkincisi bölümümüz tarafından sağlanan ssh (Secure Shell) ile hesabımıza uzaktan etişme hakkı. Bu makine de hacettepe.edu.tr altında olduğu için buna bağlanmam da pek sorun olmadı. Eriştiğim bilgisara sadece komut satırı ara yüzüyle erişsem de komut satırı tarayıcısı sayesinde internete girmeyi deneyebildim. (Lynx ya da links deneyebilirsiniz.) Gariptir ki bağlandığım makinenin internete sorunsuz erişebildiğini farkettim. Aslında teorik olarak bir şekilde internete eriştiğinizde onu istediğiniz gibi kullanıyor olmanız gerekir. Fakat bahsettiğim tarayıcılar normal ihtiyaçları pek karşılayamıyorlar malesef.

Üçüncü etmense Linux’un daha doğrusu Linux’taki ssh yazılımının sağladığı bir olanak.

#ssh -D <portNo> <adres>

Kullandığınızda <adres> ile belirttiğiniz adresteki bilgisayara bağlanır. (kullanıcı adı belirtmek için kullaiciadi@adres seçmelisiniz.) ve bilgisayarınızın <portNo> ile belirttiğimiz portundan bir vekil sunucu (proxy server) açar.

Tarayıcınızın vekil sunucu ayarlarında adres olarak 127.0.0.1 (her zaman kendi bilgisayarınızı gösterir) port olarak seçtiğiniz portu gösterip vekil sunucunun SOCKS olduğunu belirttiğinizde bağlandığınız o bilgisayar üzerinden internete erişebiliyor olmanız gerekir.

Kabul etmek gerekirse benim için işe yaraması biraz şansla alakalı fakat bu olayın daha yaygın olarak kullanıldığı yerler de yok değil.

Normalde yerel ağlarda (özellikle kablosuz ağlarda) bilgisayarınızın yolladığı veri paketlerinin okunup okunmadığını bilmenin pek bir yolu yoktur. İletişiminizin gizliğini güvence altına alamazsınız. Bu gibi durumlarda (biraz paronayakça bir düşünce olsa da) güvendiğiniz sitelere yolladığınız bilgierin bile izleniyor olma olasılığı vardır. Hem de bahsi geçen sitelerin hiçbir kabahati olmadan…

SSH ise iki bilgisayar arasında güvenli iletişim sağlayabilmek için yaratılmıştır. SSH yoluyla iletişim kuran iki bilgisayarın iletişimi dinlense bile anlamsız şifrelenmiş verilerle karşılaşacaklardır. Bağlandığınız bilgisayarın fiziksel olarak güvenli olduğunu düşünürsek verileriniz tamamen güvende olur.

Çocuklar ve Gelecek

Bu seferki yazdığım teknolojiyle ya da edebiyatla ilgili değil. Şiirler genelde herkesin bildiği şeyleri güzel biçimde söyleyebildikleri için etkilidirler. Bu seferki farklı. Farklı olmasının sebebi bana ait olmaması değil. Saf biçimde gerçekleri duymak düşünmek istemediğimiz şeylerin önümüze sürülmesi bu sefer etkileyici yapan.

Bu sefer bir video paylaşacağım. Hangi organizasyonda olduğuna dair detayları bilmiyorum. Öylece rastladım. (Bilenler yaplaşabilirse iyi olur)

İzlemek biraz koydu açıkçası. Fakat bir çocuktan duyduğum için mi? Yoksa gerçek oldukları için mi anlayamadım. Umarım ilk ağızdan dinleyenleri etkilemiştir.

Yalan

O kadar kolay ki söylemek,
Hemen anlatıvereyim isterseniz.
Hayallerinizin peşinden koşun diyeyim.
Siz varsınız bir tek bu dünyada,
Kırın zincirlerinizi,
Yelken açın diyeyim yeni sulara.
Hep duymak istediklerinizi söyleyeyim.
Yapmak isteyip de,
Kalkışmayı bile beceremediğiniz,
Ama düşlediğiniz şeyleri anlatayım.

Bilseniz de gerçeği,
Ben size yalanlar söyleyeyim,
“Evet aslında.” deyin diz de,
“Çekip gideceksin buralardan.”,
“Ufak bir sahil kasabasına yerleşeceksin.”
Öyle bir kasaba olduğundan değil ya,
Laf olsun diye işte…

Ben anlatayım,
Siz dinleyin isterseniz.
Sizi bağlayan zincirlerden bahsetmeyeyim hiç.
Yelkenleri açınca öylece,
Birdenbire gidebilecekmiş gibi gibi yapalım.
Söylemek yasak olsa bile,Bilerek kalmaya mahkum olduğumuzu…

Şunu da bilin ama,

Laflan, şiirlen olmuyor bu işler.
Bilin ki gidebilecek olanlar,
Çekip gittiler bile…

Sinan Onur ALTINUÇ
01.09.2009 05:25

Yalandan Yaşamak

Yalandan yaşıyoruz be kardeşim.
Hangimiz gerçekten düşünüyoruz ki mesela.
Bencil olmayı bile yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz.
Kendimize bile bir hayrımız olmuyor çoğu zaman.
Bakasını düşünmek desen,
İstemiyor zaten çoğumuz,
Boş ver diyoruz,
Boş ver sen mi kurtaracaksın dünyayı.
İstese bile güç bela yetiyor aklımız.

Medeniyiz diyoruz.
Gökdelenler dikiyoruz,
Köprüler yapıyoruz.
Bir yandan yapıyoruz medeniyet adına,
Bir yandan yıkıyoruz hangimizin sopası daha büyük diye.
Açlıktan ölebiliyorken hala insanlar nasıl medeniyetse?

Uzaya gidiyoruz güya.
Kim nereye gitmiş ki DÜnyadan.
Gitmiş de nereye varmış daha?
Bir gün gidilir belki ama,
Şimdilik sıkışıp kalmışız dünyada.
Orayı da zehir ediyoruz kendimize.
Medeniyiz ya güya,
Kendi evimize pisliyoruz resmen.

Özgürüz diyoruz.
Zindanlarda yaşayıp özgürlük masalları anlatmak bizimkisi.
Her şeyimiz diyoruz, olmadan yaşayamayız…
Bir pencereden başka bir şey değil aslında özgürlük.
Camdan bakmak da özgür olmak.
Belki diyoruz,
Bir gün biz de çıkarız.

Aşk şarkıları söylüyoruz.
Kimisi için her şeyin adı aşk.
Çok kolay yani aşık olmak.
Kimisine göre zaten yok.
Kimisi arasa da bulamamış hiç…
Çoğumuz bir haberiz yani.
Ama yine de düşmüyor şarkılar dilimizden.

14.08.2009
Sinan Onur ALTINUÇ

Pixel 1.9.7 Türkçe

Yeni kullanmaya başladığım Pixel adlı WordPress temasının 1.9.7 sürümünü kendi bloguma uyarlarken epey Türkçeleştirdim. Hazır o kadar uğraşmışken her tarafını tamamlayayım da paylaşayım istedim.

İndirmek için tıklayın: Pixel 1.9.7 Türkçe

Bu halinde gördüğünüze çok benziyor olacak fakat sayfanın yan kısmını ve alt kısmını kendime göre bir miktar değiştirdim. İndireceğiniz hali temanın orjinalinin Türkçe’ye çevrilmiş hali kendime yaptığım değişiklikler yer almıyor.

Bir çeviri hatasına rastladığınızda ya da önerileriniz, yorumlarınız olduğunda lütfen iletişime geçin. Çok fazla inceleme fırsatım olmadı.

Tema Değişikliği

Staj bitimiyle tamamen tatile girdim. Memlekete geri dönünce fazlasıyla zaman arttı. Ne yapacağımı bilemedim. Ben de wordpressi güncelleyip temayı değiştireyim dedim. Varsayılan tema olarak Pixel kullanmaya başladım. Tema İngilizce olduğu için Türkçeleştirmek gerekti.

Nasıl olmuş, Çevrilmemiş, yanlış çevrilmiş yer var mıdır acaba?

Bir de nabız yoklamak istedim takip edenler için. (Hala varsa =) )

Huzur

Müzik önerisi: Blackmore’s Night – Now and then

Öyle aramakla bulunmazmış huzur.
Göl kenarındaki bir evde değilmiş illa.
Yada sallanan bir sandalyede,
Yıldızlar kadar uzakta hiç değilmiş…
İçinde bir yerlerde hep varmış ama,
Dertlenirmiş bazen,
Çatı arasında tozlanmış bir sandık gibi…
Yada keder bağlarmış
Yosun tutan taşlar gibi denizdeki…
Temizlenirmiş ama,
Belki bir sahil kenarında oturmak lazımmış,
Yada çıtırdayıp yanan bir odun ateşi,
Belki yağmuru izlemek odanın camından,
Belki de yıldızları seyretmek bulutsuz bir gecede…

Şöyle derin bir nefes almak lazım.
Gevşetmek lazım ellerini kanatan dizginleri,
Gözlerini kapatıp hafif bir müzikle,
Hayal görmek lazım biraz.

Sinan Onur ALTINUÇ

Twitter

Deterjan reklamı gibi olacak ama:

  • Msnde kişisel ileti kullanmayı seviyorsunuz.
  • Facebook’da ne düşünüyorum kısmını güncelliyorsunuz.
  • İnsanların sizinle ilgili bazı şeyleri size sormadan takip edebilmesini istiyorsunuz.
  • Ya da öylesine kısa bir şeyler söylemek istiyorsunuz.

Bu durumlardan birine uyuyorsanız ve twitter‘ı duymadıysanız hoşunuza gidebilir.

Ya da bu video demek istediğimi daha iyi anlatabilir.

Hoş bir şey gibi en azından kendi çevrenizden yeterince insan kullanıyorsa.

Bu arada Atilla‘ya teşekkür etmeli bana tavsiye etmişti videoyu da o yollamıştı.

Ha tabii bu arada asıl yazış amacını da atlamamak gerek:

http://twitter.com/sinanonur

twitter kullanan arkadaşlar bana ulaşın lütfen =)

Oracle Sun'ı Satın Aldı

O kadar ani oldu ki 1 Nisan’da falan olsaydı şaka olarak algılayabilirdim. IBM’le o kadar görüştükten sonra Sun için şaşırtıcı bir hamle sayılabilir.

Başta MySQL olmak üzere Java, OpenSolaris, OpenOffice gibi açık kaynak kodlu projelerin akıbeti ise asıl merak konusu.

MySQL konusunda tam olarak bir fikir oluşturamıyorum. Acaba akıldaki fikir Orackle için en kuvvetli alternatiflerden birini yok etmek mi? (ki bu durumda özgür yazılım dünyasında bir projeyi birdenbire öldürmenin pek mümkün olmadığını göz önüne almak gerek) Yoksa En kuvvetli alternatiflerden birine sahip olarak buna da destek vermek suretiyle Sun’ın bu konudaki pazar payını geliştirerek elde etmek mi?

Eskiden beri göyle midir bilemiyorum ama yazılım şirketleri birleşerek daha dev yapılara dönüşüyorlar. Umarım ki bu tekelciliğe yol açmaz…

Hayırlı ve Uğurlu olması dileğiyle

Kaynaklar:
Sun
Oracle
Reuters

Oracle Sun’ı Satın Aldı

O kadar ani oldu ki 1 Nisan’da falan olsaydı şaka olarak algılayabilirdim. IBM’le o kadar görüştükten sonra Sun için şaşırtıcı bir hamle sayılabilir.

Başta MySQL olmak üzere Java, OpenSolaris, OpenOffice gibi açık kaynak kodlu projelerin akıbeti ise asıl merak konusu.

MySQL konusunda tam olarak bir fikir oluşturamıyorum. Acaba akıldaki fikir Orackle için en kuvvetli alternatiflerden birini yok etmek mi? (ki bu durumda özgür yazılım dünyasında bir projeyi birdenbire öldürmenin pek mümkün olmadığını göz önüne almak gerek) Yoksa En kuvvetli alternatiflerden birine sahip olarak buna da destek vermek suretiyle Sun’ın bu konudaki pazar payını geliştirerek elde etmek mi?

Eskiden beri göyle midir bilemiyorum ama yazılım şirketleri birleşerek daha dev yapılara dönüşüyorlar. Umarım ki bu tekelciliğe yol açmaz…

Hayırlı ve Uğurlu olması dileğiyle

Kaynaklar:
Sun
Oracle
Reuters